Savrulmalar Manifestosu: Kadınların Plansızlık Hakkı

Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Ama bu kez farklı bir çağrım var size: Bugün mükemmel başarılarımızı, kusursuz hayatlarımızı, büyük hedeflerimizi değil; kararsızlıklarımızı, plansızlığımızı ve hatta başarısızlıklarımızı kutlayalım istiyorum.

Hayatım boyunca hiç tek bir yolda yürüyemedim. Bazen ne istediğimi bildim, bazen sadece bildiğimi sandım, çoğu zamansa bilmemenin tadını çıkardım. Plan yapmakta hep kötü oldum. Bazen bırakın büyük hedefleri, günlük market alışveriş listemi bile tamamlayamadım. Hep başka bir tarafa savruldum çünkü.

Ve hep aynı cümleyi duydum:
“Biraz daha planlı olsan, olmaz mıydı?”

Belki olurdu. Ama plansız olmak benim için başarısızlık değil, aksine hayatın belirsizliğini ve sürprizlerini kucaklamanın cesur bir yolu. Çünkü hayat her zaman planlarımızla ilerlemiyor. Bazen hiç beklemediğimiz sürprizlerle şekilleniyor yaşamımız. İşte ben tam da bu sürprizlerde, planların ötesindeki o savrulmalarda kendimi buluyorum.

Kadınlara sürekli planlama ve kontrol etme görevi yükleniyor. Kariyerimizi, ilişkilerimizi, aile hayatımızı, sosyal çevremizi, hatta market alışverişimizi bile kusursuzca yönetmemiz bekleniyor. Kadınların ne yapacağını, ne zaman ve nasıl yapacağını sürekli belirleyen bu baskının altında aslında derin bir ataerkil algı yatıyor: Erkeğin plansızlığı “özgür ruh” olarak romantikleştirilirken, kadınların düzensizliği hemen yetersizlik olarak damgalanıyor. İşte bu yüzden plansızlık ve düzensizlik, bize dayatılan tüm rollerden kurtulmanın, kendi iç sesimizin peşinden gitmenin en güzel yolu. Plansızlık bazen hayata karşı güçlü bir direniştir.

Bu 8 Mart’ta hep birlikte düzenli, kusursuz ve mükemmel kadın efsanesini bir kenara bırakalım. Hayatımızın her anını yönetmek zorunda olmadığımızı kabul edelim. Bırakalım hata yapalım, bırakalım karar değiştirelim, bırakalım bazen ne yaptığımızı hiç bilemeyelim.

Plansızlık hakkımızı sahiplenelim.

Çizgilerin dışına taşalım, rotasız kalalım ve savrulmalarımızı kucaklayalım. Çünkü gerçek özgürlük, bazen sadece savrulabilme cesaretinde gizlidir.

Kadınlar günü kutlu olsun; tüm savrulmalarımızla, tüm belirsizliklerimizle ve tüm cesaretimizle!

Leave a comment

Ben İlke

Bazı insanlar hayatlarını planlar, listeler yapar, adım adım ilerler. Ben ise bazen bir düşüncenin peşine takılıp kilometrelerce yol yürür, bazen bir kelimenin içinde kaybolur, bazen de ne yapıyordum ben diye bakakalırım. Öngörülebilirlik mi? O bende pek yok. Konudan konuya atlayan, zihni bazen hızlanan, bazen duran ama hiçbir zaman düz bir çizgide gitmeyen biri olarak, yazılarımın da aynı ritmi taşıması kaçınılmaz.

Bu blogda net bir tema, belirli bir konsept, hatta bir mantık aramamak en iyisi. Burada bazen derin mevzulara dalarım, bazen de dünyada daha önemli meseleler varken neden market poşetleri asla düzgün katlanmaz gibi şeyleri sorgularım. Gün olur eski bir anıya takılırım, gün olur yeni bir fikrin peşinden sürüklenirim. Tıpkı zihnim gibi, burası da bazen toparlanır, bazen dağılır.

Adı üstünde: Savrulmalar. Bir yere varmaya çalışmayan, ama yine de hep bir şeylere çarpıp duran düşünceler.