-
Continue reading →: Yazmanın Görünmez YüküYazmak Bir Zorunluluk mu? Çok kitap okurum. Ama iyi yazılmamış bir kitabı bitirmem mümkün değil. Kötü bir çeviriyle karşılaştığımda da sinirleniyorum; okuyucu olarak bunu hak etmediğimi düşünüyorum. Okurken zihnimde hep aynı düşünce yankılanıyor: “Herkes yazmak zorunda değil ki. Yazmayıversin bazıları.” Bu düşünceyi bir yandan savunuyorum, bir yandan da kendimi sürekli…
-
Continue reading →: Savrulmalar Manifestosu: Kadınların Plansızlık HakkıBugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Ama bu kez farklı bir çağrım var size: Bugün mükemmel başarılarımızı, kusursuz hayatlarımızı, büyük hedeflerimizi değil; kararsızlıklarımızı, plansızlığımızı ve hatta başarısızlıklarımızı kutlayalım istiyorum. Hayatım boyunca hiç tek bir yolda yürüyemedim. Bazen ne istediğimi bildim, bazen sadece bildiğimi sandım, çoğu zamansa bilmemenin tadını çıkardım. Plan…
-
Continue reading →: Mazur Görülen UzaylıHep Bir Ait Olamama Hissi Hep bir şeyler eksikti, bir şeylerse fazla. Yerinde duramayan, düşünceleri de kendisi gibi savrulan biri oldum hep. Ne tam uyuyordum, ne tam uyanık. Ne tam buradaydım, ne tam orada. İnsanlar çoğu zaman beni mazur gördü. “Şeytan tüyü var bu çocukta,” derlerdi. Öğretmenlerim kızmazdı, arkadaşlarım şaşırmazdı.…
-
Continue reading →: Google Maps Beni Eve GötürmezHer gün haritalara bakarak yürüyen biriyim. Gideceğim yeri bilsem bile haritayı açıyorum; belki de kontrolü kaybetmekten korktuğum içindir. Google Maps’in hafızası kusursuz. Hangi sokaklardan geçeceğimi, en kestirme yolları, trafik yoğunluğunu, hatta yürürken kaç adım atacağımı bile hesaplıyor. Ama bir şeyi bilmiyor: Benim için “ev” neresi? Ekrana baktığımda bana kaybolmamam gerektiğini…

